Günün Fragmanı

11 Aralık 2016 Pazar

Bu Görümce'den Korkulur

Gelin - Kaynana çekişmelerini gerek TV'de gerekse filmlerde bolca görmüştük ama ilk defa Görümce karakterinin ön plana çıktığı hatta başrol olduğu (ki filme de adını veriyor) bir filmle karşı karşıyayız. Deliha ile ilk sınavını başarıyla veren Gupse Özay, yine senaryosunu kaleme aldığı ve başrolünde oynadığı Görümce ile sinemalarda.
    

20 Ekim 2016 Perşembe

Cehennem'e İki Bilet Lütfen!

Da Vinci'nin Şifresi ve Melekler & Şeytanlar'dan sonra 3. bir Dan Brown kitabı daha beyazperdeye geliyor; Cehennem / Inferno. Çok satanlar listesinde aylarca başı çeken kitabın uyarlamasını bir kez daha Tom Hanks & Ron Howard ikilisi sırtlanıyor. Aksiyonu bol ve bir o kadar da gizemli olan film, 13. yy'da yaşamış İtalyan ozan ve politikacı Dante'yi ve yazdığı İlahi Komedya'sını merkezine alıyor.
   

15 Ekim 2016 Cumartesi

Bridget Jones Anne Oluyor.. Bridget Jones'un Bebeği Geliyor!

2000'li yılların efsane karakteri Bridget Jones, kitapları olduğu kadar filmleriyle de dünya genelinde ses getirmişti. İngiliz yazar Helen Fielding'in hayali karakteri Bridget Jones, bir bakıma dünyadaki kadınların ortak sorunlarının buluştuğu, her kadının kendinden bir iz bulduğu karakterdi. İçki ve sigara düşkünlüğü, kilo probleminin yanında sürekli zayıflama arzusu ve tabii ki 30lara gelip evlenememiş olmak. (Daha doğrusu gerçek aşkı bulamamak.) 2001 ve 2004 yıllarında izlediğimiz filmlerden sonra bu sefer bir kitap uyarlamasından ziyade direk olarak yeni bir filmle karşı karşıyayız; Bridget Jones'un Bebeği / Bridget Jones's Baby.

7 Eylül 2016 Çarşamba

Hayat Işığım / The Light Between Oceans

Woody Allen'ın son filmi Cafe Society'den önce fragmanını izlemiştim Hayat Işığım / The Light Between Oceans filminin. Fragmandan konu az biraz belli ediyordu kendini. Böyle iddialı bir kadro (hele ki 2 kadın başrol Oscarlı, başrol erkek ise Oscar adayı olmuş) bir araya gelmiş, bu filmi pas geçmek olmazdı. Türünün biraz romantik ama epey bir ağlamaklı dram olacağını bilerek, sonunu da tahmin ederek filmi izledim. 
   

5 Eylül 2016 Pazartesi

Star Trek Sonsuzluk

J.J. Abrams önderliğinde 2009 yılında beyazperdede yeni bir seriye başlayan Star Trek, 2016 yılının yazına 3. filmiyle damgasını vuruyor. Bu sefer yönetmenlik bayrağını aksiyon konusunda Hızlı ve Öfkeli serisi ile kendini ispatlamış bir isim olan Justin Lin, J.J. Abrams'dan devralıyor ve J.J. Abrams ise yapımcı olarak filme desteğine sunuyor. Türünün sınırlarını zorlayan, aksiyon dozu artan bir içerikle gelen bu üçüncü film bilim kurgu severleri sinemalara çekecek görünüyor. Peki fanlar ne kadar memnun bu işten? Star Trek Sonsuzluk / Star Trek Beyond orjinal dizinin tadında bir hikaye ile sinemalarda...

3 Eylül 2016 Cumartesi

Disney Pixar'dan Yeni Bir Şaheser; Kayıp Balık Dori / Finding Dory

Pixar'ı satın alıp güçlenerek kendi kulvarında birinciliği bırakmayan Disney, yine Pixar stüdyosundan bir devam filmiyle karşımıza çıkıyor. 2003 yılının efsane filmlerinden biri olan, büyük küçük herkesçe sevildiği gibi dönemin en teknolojik görselliğiyle büyüleyen animasyon film Kayıp Balık Nemo, tam 13 yıl sonra devam filmine kavuşuyor. Benim gibi Nemo fanlarının yıllardır dört gözle beklediği filmin adı da Kayıp Balık Dori / Finding Dory oluyor ve başrolü bu sefer kısa süreli hafıza kaybı yaşayan sevimli mavi balığımız Dori'ye veriyor.
  

13 Ağustos 2016 Cumartesi

San Francisco'da Bir Hafta... Önce Kısa Bir Hazırlık


San Francisco... Amerika'nın en büyük ve en çekici, 2 büyük deprem atlatmış ama ihtişamını korumaya devam etmiş şehirlerinden biri. 1906 yılındaki depremden ve yangından sonra neredeyse komple yok olan San Francisco akabinde tekrar kurulmuş, 1989 yılında yine büyük bir deprem yaşamış. Bu sefer yıkım, can ve mal kaybı 1906'ya kadar çok az olmuş yine de şehir depremle yaşamayı öğrenerek yaralarını sarmıştır. (O esnada oynanan baseball maçı sayesinde TV'de naklen yayınlanan ilk büyük deprem olma özelliğini de taşıyor.) San Francisco'nun tarihi ile ilgili en geniş bilgiyi internet ansiklopedisi olan Vikipedi'den okuyabilirsiniz. 
   

24 Temmuz 2016 Pazar

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit, Yine Aynı Tehdit

Kurtuluş Günü / Independence Day, 1996 yılında vizyona girdiğinde özellikle lise-üniversite çağındaki gençleri epey bir eğlendirmiş, yeni yeni görmeye alıştığımız efektlerle büyülemişti. Sonuçta CGI efektler, 90lı yıllara tekabül eden sinemada büyük bir devrimdi. Sadece bunun hatırına tüm senaryodaki saçmalıklar, ABD propogandası vs. göz ardı edilebilmiş ve Kurtuluş Günü tüm dünyada beklentilerin üstünde bir gişe başarısına imza atmıştı. 
   
Şimdi ilk filmden yani püskürtülen uzaylı istilasından 20 yıl sonrasındayız. Yönetmen Roland Emmerich bir kez daha yönetmen koltuğunda ve 20 yıl önceki ekibin büyük çoğunu toplamış. Hatta yeni karakterler de eklemiş (doğal olarak). Bir tek Will Smith'in olmadığı dev kadro ile yola çıkan yönetmen, Kurtuluş Günü 2: Yeni Tehdit / Independence Day: Resurgence ile 20 yıl önce başarısız olan uzaylıların 2. denemesini beyazperdeye taşıyor.
   

22 Temmuz 2016 Cuma

Senden Önce Ben

Romanların beyazperde uyarlamaları çoğu zaman hayal kırıklığı olmuştur. Sonuçta 300-400 küsür sayfalık bir romanın her sayfasını perdeye aktarmak ne yazık ki mümkün olmamaktadır. Tabii bu durum her uyarlama için geçerli değil. Beyazperdeye satır satır aktarılan Hobbit'i saymazsak eğer, özellikle romantik-komedi ya da dram türündeki bir kitabın senaryosunu kitabın yazarı kaleme almışsa, o film hayal kırıklığı olmaktan kurtuluyor bence. Artık bu da yazarın romanı bu kadar özümsemesinden kaynaklanıyor olabilir. Tamam, tüm filmleri genelleyemeyiz belki ama örneğin Bir Gün / One Day filmi, yazarı filmin de senaristi olan başarılı bir uyarlamaydı. Şimdi ise karşımızda romantik dramanın bir örneği olan Senden Önce Ben / Me Before You duruyor. Jojo Moyes'in 2012 yılında yayınlanan romanı Senden Önce Ben, aynı isimle, İngiliz yapımı bir film olarak şuan sinemalarda. 
   

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Manny, Sid, Diego ve Scrat Geri Dönüyor... Buz Devri, 5. Kez Beyazperdede

Hedef kitlesini değiştiren animasyonların öncüsüdür Buz Devri. Eskiden sinemaya çocuklarını animasyon film seyretsin diye götüren yetişkinler, şimdi kendileri için de gider oldular. Bunda Buz Devri serisi gibi filmlerin etkisi büyük. Gerek içerik, gerekse espriler anlamında küçüklere olduğu kadar büyüklere de hitap eden ve bir çok kişinin favori serilerinden olan Buz Devri, 5. uzun metraj sinema filmi Buz Devri 5: Büyük Çarpışma / Ice Age: Collusion Course ile  beyazperdeye geri dönüyor. Her halkasında olduğu gibi ekibe yeni karakterler katarak ilerleyen film bir kez daha seyirciyi kahkahaya boğmayı başarıyor.