Woody Allen'ın son filmi Cafe Society'den önce fragmanını izlemiştim Hayat Işığım / The Light Between Oceans filminin. Fragmandan konu az biraz belli ediyordu kendini. Böyle iddialı bir kadro (hele ki 2 kadın başrol Oscarlı, başrol erkek ise Oscar adayı olmuş) bir araya gelmiş, bu filmi pas geçmek olmazdı. Türünün biraz romantik ama epey bir ağlamaklı dram olacağını bilerek, sonunu da tahmin ederek filmi izledim.
Seçili Fragman
Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Eylül 2016 Çarşamba
22 Temmuz 2016 Cuma
Senden Önce Ben
Romanların beyazperde uyarlamaları çoğu zaman hayal kırıklığı olmuştur. Sonuçta 300-400 küsür sayfalık bir romanın her sayfasını perdeye aktarmak ne yazık ki mümkün olmamaktadır. Tabii bu durum her uyarlama için geçerli değil. Beyazperdeye satır satır aktarılan Hobbit'i saymazsak eğer, özellikle romantik-komedi ya da dram türündeki bir kitabın senaryosunu kitabın yazarı kaleme almışsa, o film hayal kırıklığı olmaktan kurtuluyor bence. Artık bu da yazarın romanı bu kadar özümsemesinden kaynaklanıyor olabilir. Tamam, tüm filmleri genelleyemeyiz belki ama örneğin Bir Gün / One Day filmi, yazarı filmin de senaristi olan başarılı bir uyarlamaydı. Şimdi ise karşımızda romantik dramanın bir örneği olan Senden Önce Ben / Me Before You duruyor. Jojo Moyes'in 2012 yılında yayınlanan romanı Senden Önce Ben, aynı isimle, İngiliz yapımı bir film olarak şuan sinemalarda.
20 Ocak 2016 Çarşamba
Kardeşim Benim
Afişe bakıp da iki yakışıklı çocuğu bir de güzel kızı almışlar, muhtemelen bir aşk üçgeni yapıp abi kardeşi birbirine düşürmüşlerdir diye yorum yapıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Kardeşim Benim adı üzerinde kardeşlik kavramı ile ilgili kilit noktaları bolca barındıran, zaman zaman duygulandıran, arada şaşırtan, tüm bunları yaparken de tebessümle kendini izlettiren bir yol filmi.
23 Mayıs 2015 Cumartesi
Jennifer Lopez'den Bir Homme Fatal Filmi; The Boy Next Door
2015'in ilk günlerinde Amerika'da vizyona giren, genel anlamda pek beğenilmeyen ama gişesiyle yapımcısını sevindiren ve bizim ülkemizde vizyon şansı bulamadan direk videoya düşen bir gerilim filminden bahsetmek istiyorum; The Boy Next Door. İnternette Türkçe ismi orjinalin birebir çevirisi olan Komşu Evdeki Çocuk, başrollerini Jennifer Lopez ve Ryan Guzman'ın paylaştığı bir 'homme fatal' filmi.
9 Kasım 2014 Pazar
Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper ile 3. Randevu; Serena
David O. Russel'ın yönettiği filmler Umut Işığım / Silver Linings Playbook (Bu film hakkındaki yazım için burayı tıklayınız.) ve Düzenbaz / American Hustle (Bu film hakkındaki yazım için de burayı tıklayınız.) 'da başrolleri paylaşan iki isim olan Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper, Serena ile teknik olarak ikinci, bizlere göre ise 3. kez bir araya geliyor. Serena, Umut Işığım'ın çekimlerinden hemen sonra çekilen fakat bazı nedenlerden dolayı gösterime ancak 2 sene sonra girebilen bir film. Hatta Amerika vizyonu Mart 2015 olarak gözükürken ülkemizde Kasım 2014'te izleme şansı bulduk.
6 Kasım 2014 Perşembe
Bir Çağan Irmak Filmi; Unutursam Fısılda
Zaman hızla akıp geçiyor, yaşlar ilerliyor, hayat değişiyor. Bunun önüne geçmek mümkün değil. Önemli olan anı nasıl yaşadığımız, bugünümüzü nasıl değerlendirdiğimiz.
Çağan Irmak onuncu uzun metraj filmi Unutursam Fısılda ile sinemalarımıza konuk oluyor. İnsan ilişkilerini tabiri caizse 'Çağan Irmak stayla' izlemeye alıştık diyebiliriz. Darbe dönemindeki baba oğul ilişkisi, mübadele dönemi dede torun ilişkisi, günümüzde geçen kadın erkek ilişkisi ve derken bu sefer de 70ler sanat camiasını arkasına alan bir abla kardeş ilişkisi, Unutursam Fısılda'nın merkezini oluşturuyor. Merkezden açıldıkça aynı erkeğe tutulan gönüller, şan şöhret içerisinde ilerleyen bir aşk, platonik aşklar, yıllar sonra gerçekleşen yüzleşme, hastalıklar... Hepsi Unutursam Fısılda'nın bir bütününü oluşturuyor. Bu bütüne o dönemin havasını taşıyan (Kenan Doğulu imzalı) müzikleri ve kusursuz bir 70ler atmosferi de eklenince melodramı dibine kadar yaşayan bir film ortaya çıkıyor. Yani film akıyor, gidiyor...
5 Ekim 2014 Pazar
Bir Kitap & Bir Film: Uyuyana Kadar / Before I Go To Sleep
Bir sabah gözlerinizi açtığınızda kendinizi, hiç tanımadığınız bir odada, bir yabancı ile aynı yatakta yatarken bulursanız ne yaparsınız? Uyuyana Kadar / Before I Go To Sleep işte tam da böyle başlıyor. İsminin Christine olduğunu öğrendiğimiz baş karakterimiz her yeni güne hafızası sıfırlanarak başlıyor. Bir gün öncesinden itibaren geçmişini hatırlayamıyor. Kendini yıllar öncesinde hissediyor.. Yıllar önce geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeden Christine, bu süre zarfında her sabah tüm anıları silinerek uyanıyor. Bir sürü tedavi denenmiş ama nafile.. Christine'in karşısına bir gün Dr. Nash çıkıyor ve ona bir günlük tutmasını tavsiye ediyor. Böylece, unutmasına rağmen yazdıkları ile Christine, iyileşme sürecinde bir adım atıyor. Peki bunun sonuçlarında ne oluyor, hepsi kitabın içinde..
11 Haziran 2014 Çarşamba
Angelina Jolie, Malefiz
Daha çekim aşamasındayken merakla beklediğim ve başrolünde Angelina Jolie'nin oynadığı Malefiz / Maleficent, tüm dünyada vizyona girdi. 3 boyutlu seçeneği de mevcut olan film, Uyuyan Güzel masalına 'kötü büyücü' Malefiz'in açısından yeni (ve farklı) bir yorum katıyor.
Disney gerek animasyonlarda olsun gerekse normal filmlerinde, masallardan yola çıkarak yeni hikayeler sunmayı adet edindi. Rapunzeli, Tangled / Karmakarışık ismi ile, Karlar Kraliçesi'ni Frozen / Karlar Ülkesi olarak izledik. Hepsi başlı başına yeni birer hikaye barındırıyordu. Alışık olduğumuz masalların izinde ama tamamen yeni bir içerik... Hepsi de birbirinden başarılıydı. Ki Disney yapar da ne kadar kötü olabilirdi? Nitekim Malefiz'de böyle bir beklenti oluşturmuştu bende. Yalnız yine bir Uyuyan Güzel hikayesi izleyeceğimi düşünürken, masal benim için yeni bir boyut. Sürprizleri bozmamak adına hikayeye pek değinmek istemiyorum ama bu filmi izledikten sonra diğer tüm masallara da karşı bakış açınız değişebilir.
14 Mart 2014 Cuma
Sadece Sen
Türk sinemasının bir çok klişelerinde, aslında yabancı filmlerden esinlenildiğini biliriz. Ama yinede bir 'Klasik Türk Filmi tadında' diye bir tabir vardır.. Gerek 50 yıl önce olsun, gerekse şimdiki zamana baktığımızda belli kalıplar tazeliğini hiç bir zaman yitirmez. Aslında Güney Kore yapımı olan Always/Only You filminden uyarlanan Sadece Sen, işte bu klişeleri sade bir anlatım diliyle önümüze sunuyor. Bir bütüne baktığımızda da kimi zaman gülümseten çoğu zaman duygulandıran ama izleyenin yüreğine dokunan bir film ortaya çıkıyor.
22 Ocak 2014 Çarşamba
Düzenbaz / American Hustle
Umut Işığım / Silver Linings Playbook, geçen yılın sürpriz filmlerinden biriydi. Tür olarak alışılagelmiş romantik komedi çizgisinden çıkarak Oscar adaylıkları ile dikkat çekmiş ve 22 yaşındaki başrol oyuncusu Jennifer Lawrence'ın heykelciğe kavuşmasına şahit olmuştuk. Her ne kadar kendi adaylıkları ödüle çevrilmediysede bu, tabii ki yönetmen David O. Russell için de büyük bir başarıydı. Bir sene sonra yine aynı isimler, Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper, yanlarına Christian Bale (nam-ı diğer Batman) ve Amy Adams'ı alarak bir kez daha David O. Russell yönetiminde Düzenbaz / American Hustle için buluşuyorlar.
30 Kasım 2013 Cumartesi
İnsan Yükü Ağırdır Demiştin, Sen Benim Kanatlarımsın..
Babam ve Oğlum, Issız Adam, Dedemin İnsanları gibi filmleriyle büyük ilgi toplayan Çağan Irmak’ın, senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği ve eleştirmenlerden tam not alan “Tamam Mıyız?” vizyonda!
Hayatındaki seçimleri Temmuz’u babası ile karşı karşıya getirir, maddi hiçbir destek beklemeksizin kendi hayatını yaşamak isteyen ve evinden ayrılan Temmuz, ruhunu meslek olarak seçtiği heykeltıraşlıkla arındırır. Hayatını devam ettirmek için çocuk romanları için çizerlik yapan Temmuz’un hayatı, sevgilisinden aldığı bir e-mail ile allak bullak olur. Sevgilisi tarafından terk edildiğini öğrenen Temmuz aynı zamanda da işini kaybetmiştir .Hayatı ile yüzleşen Temmuz, dibe vurmuş, yaşama küsmüştür. İhsan ise, bedensel dezavantajı sebebiyle, hayatını annesine bağlı yaşamak zorunda genç bir adamdır. Gerçekleştiremeyeceği hayallerinin yanı sıra annesinin sırtında bir yük olmaktan da mutsuz olan İhsan’ın kurtuluşu ile ilgili tek bir fikri vardır. Ta ki Temmuz’la karşılaşana dek.. Temmuz ve İhsan hayatlarının çöküşünde, dibe vurdukları bir anda karşılaşır ve bu karşılaşma Temmuz’u hayatı, sanatı, umudu yeniden tanıyacağı, İhsan’ı ise hayata yeniden tutunacağı bir dostluğa, başlangıca sürükler. . Farklı iki yaşamın birleşmesine sebep olan bu tesadüfî buluşma Temmuz’u İstanbul’un hiç bilmediği bir köşesine ve hiç tanımadığı bir ailenin içine sokacaktır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
13 Kasım 2013 Çarşamba
Günümüzün Carrie'si
1976 tarihli Brian De Palma'nın kült filmi Carrie: Günah Tohumu da 'Yeniden Çevrim' furyasından nasibini alanlar kervanına katıldı sonunda. Stephen King'in romanından bir kez daha uyarlanan film, nihayet sinemalarımızda gösterime girdi. Daha çekim aşamasındayken büyük beklentiler yaratan film, oyunculukları ile de dikkat çekiyor. Fakat orjinal filmin ruhunu ne kadar yansıtıyor, işte orası tartışılır.
26 Ekim 2013 Cumartesi
Benim Dünyam.. Siyah.. Siyah.. Siyah..
Siyah.. Siyah.. Siyah.. Her yer karanlık.. Ve hiç bir ışık yok. Ses yok.. Sadece hissiyat.. Ela'nın dünyası bu. Kör, sağır ve buna bağlı olarak dilsiz olan Ela'nın dünyası.. Beren Saat ve Uğur Yücel'in başrollerini paylaştığı 'Benim Dünyam', 2005 yapımı 'Black' filminden birebir uyarlama. Ama uyarlama diye küçümsemeyin hemen. Etkileyici ve gayet başarılı, insana dokunan cinsten..
Ela daha 2 yaşındayken geçirdiği bir hastalık sonucu görme ve duyma kabiliyetini yitirir. Bu durum hem ailesi hem de kendi için her geçen gün daha zorlu bir hal almaya başlar. Kör ve sağır olan ablasını akıl hastanesinde kaybeden Mahir Hoca için Ela, hayata tekrar tutunabileceği bir dal gibidir. Bu yüzden yalnız geçen hayatını bu küçük kıza adar ve O'nu hayata bağlamak için elinden geleni ardına koymaz. Sadece tek bir kelime öğretmez O'na: İmkansız'ı..
21 Ekim 2013 Pazartesi
Woody Allen Amerika'ya Dönüyor Blue Jasmine İle
Geç tanıyıp iyi ki tanımışım dediğim yönetmenlerin başında Woody Allen gelmektedir. Her filmini seyredememiş olsamda bir çok filmini izlemiş ve izlemeye devam etmekteyim. Hemen hemen her sene yeni bir filmiyle sinemalara uğrayan usta yönetmen bu seneye Mavi Yasemin / Blue Jasmine ile damgasını vuruyor.
Paris'te Geceyarısı / Midnight in Paris ve Roma'ya Sevgilerle / To Rome With Love filmlerinden sonra Avrupa'ya veda edip tekrar Amerika'ya dönen Woody Allen, mekan olarak New York'tan yola çıkıp San Francisco sokaklarına, manzaralarına götürüyor bizi. Woody Allen'ın filmlerinin oyuncularından biridir filmin çekim mekanı. Paris ve Roma'dan sonra şimdi de San Francisco rol çalıyor oyunculardan.
15 Ağustos 2013 Perşembe
Steve Jobs'u Nasıl Bilirdiniz?
Teknolojiyi takip edip, Steve Jobs ismini duymayan, bilmeyen var mı? Sanmıyorum.. Şuan dünyanın 1 numaralı markası haline gelmiş Apple (iPhone, iPod, Mac) şirketinin kurucusu ve CEO'suydu O. Biz sinema severler olarak Pixar isminden de aşinaydık kendisine.. Fazla uzatmadan; dünyanın tanıdığı bir isim olan Steve Jobs'u iki sene evvel kanserden kaybettikten sonra, hakkında daha fazla bilgi sahibi olduk kitaplar ile. Şimdi ise otobiyografik bir drama ile beyazperde de izleyeceğiz.
4 Ağustos 2013 Pazar
W.E. - Aşk Fedakarlık Mıdır?
Geçen yıl İngiltere (Birleşik Krallık / UK), Kraliçe II.Elizabeth'in tahtta çıkışının 60. yıldönümünü coşkuyla kutladı. Her ne kadar monarşik bir yönetim sistemi görünsede, ortaçağın aksine, günümüzde parlementer bir monarşidir bu. Kraliyet ailesinin yetkileri sınırlıdır ve yürütme yetkisi hükümettedir. Bu arada dünyanın gözü her daim sembolikte olsa devam ettirilen kraliyet ailesinin üzerindedir. Hatırlıyorum da en son, geçen yıl, Prens William ile Kate Middleton'ın evlilik törenlerini bilmem kaç milyar kişi izlemişti..
Gerek 15-16.yy olsun, gerekse daha 15 sene öncesi.. İngiltere Kraliyet Ailesi yüzlerce kitaba, doğal olarak filme, diziye, vs. konu olmuştur. Yaşananlar, skandallar, gerçekler, kurgular.. İşte onlardan birini ünlü sanatçı Madonna beyazperdeye taşıdı geçen yıl. Filmin adı W.E. Yani Wallis ile Edward'ın baş harfleri..
26 Nisan 2013 Cuma
Yan Etki Psikolojisi ve Acı Reçete
2001 yılında iki filmi (Traffic / Trafik ve Tatlı Bela / Erin Brokovich) ile Oscar'a aday olup Trafik ile ödülü kazanan ve kendine has bir hayran kitlesi bulunan yönetmen Steven Soderbergh yeni filmi ile sinemalarımıza konuk oluyor. Önce magazinsel bir başlangıç yapıp hayranlarını üzecek haberi verelim; Steven Soderbergh yönetmenliği bırakıyor! Eğer gerçekten Acı Reçete / Side Effects, Steven Soderbergh'in son 'sinema filmi' (*) ise epik finalden ziyade öze dönülmüş bir final demek mümkün bu filme. Nitekim bundan sonra sinema filmi çekmeyeceğini açıklayan yönetmen, en iyi bildiği türde; gerilim yüklü gizemli bir suç hikayesi ile noktayı koyuyor.
27 Şubat 2013 Çarşamba
Broadway'dan Beyazperdeye; Sefiller & Les Miserables
2011 yılında Zoraki Kral & King's Speech ile Oscar kazanan yönetmen Tom Hooper, 2 yıl aradan sonra sinemalarımıza, Victor Hugo'nun ölümsüz eseri Sefiller & Les Miserables ile geri dönüyor. Filmi, 1.5 ay önce UIP Türkiye'nin düzenlediği altyazısız özel gösteriminde izlemiş ve değerlendirmiştim. Bu sene tam 8 dalda aday olduğu Oscarların 3'ünü kazanan Sefiller, törenden hemen sonra, epey bir gecikmeli olarak ülkemizde de vizyona giriyor.
24 Şubat 2013 Pazar
Şiir Gibi Bir Kelebeğin Rüyası
Sinema salonlarındaki yerli film istilası bu hafta da devam ediyor. Yılmaz Erdoğan'ın geçen yıl içerisinde çekimlerini büyük bir gizlilikle yürüttüğü filmi Kelebeğin Rüyası nihayet vizyona giriyor. Filmi geçen salı günü 2000 davetlinin katıldığı galasında izleme fırsatı buldum. Öncelikle galadan bahsetmek gerekirse; bu zamana kadar yapılmış en Hollywoodvari bir geceye imza atılmıştı. Çok iyi hazırlanıldığı belliydi aynı filmin hazırlık süreci gibi.
7 Şubat 2013 Perşembe
00:30
11 Eylül'de Manhattan'daki Dünya Ticaret Merkezi'ne iki uçağın çarpması sonucu kuleler yıkılmış ve o gün ABD'de 3000'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. 21.yy'ın bu en büyük terör saldırısını, günümüzde de faaliyetlerini sürdüren El Kaide terör örgütü ve baş ismi Usame Bin Ladin üstlenmişti. Akabinde ABD Afganistan'a çıkarma yapmış ve savaş başlamıştı. 1 Mayıs 2011'de Amerikan askerleri tarafından öldürülene kadar (bildiğimiz kadarıyla) El Kaide'nin lideri olan UBL, bu süre zarfında çeşitli saldırıları azmettirmiş ve tehditlerine devam etmişti. Peki 9/11'den 2011'e kadarki 10 yıllık süreçte neler olmuştu? UBL'nin yeri nasıl tespit edildi ve nasıl yakalandı? İşte Zero Dark Thirty yani askeri açılımıyla 00:30, bu soruların cevabını vermeye çalışıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















